Türkiye'de Orta ve Uzun Dalga Radyo Yayıncılığı Tarihi
Bu konuyu araştırırken beni asıl şaşırtan, Türkiye'nin bir zamanlar Doğu Anadolu'nun ıssız köşelerine, Fransa'nın Allouis'i veya Polonya'nın Konstantynów'uyla aynı ligde, megawatt'a yakın güçte uzun dalga vericileri kurmuş olmasıydı. 1927'deki mütevazı 5 kW'lık başlangıçtan bugünün neredeyse tam sessizliğine uzanan, iniş çıkışlı, yüz yıllık bir hikâye bu.
1927: İki Verici, 5'er kW
Türkiye'de radyo yayıncılığı 6 Mayıs 1927'de, İstanbul Radyosu'nun Sirkeci'deki Büyük Postane binasından 5 kW güçle sese kavuşmasıyla başladı. Aynı yılın Kasım ayında sıra Ankara'ya geldi: yine 5 kW gücünde, 1554 metre dalga boyunda bir verici, Ulus'taki postane binasında kurulu bir stüdyodan yayına girdi.
Burada ilginç bir ayrıntı var. 1554 metre dalga boyunu frekansa çevirirseniz (ışık hızı bölü dalga boyu) yaklaşık 193 kHz çıkıyor, bu bugün bildiğimiz Orta Dalga bandı (526,5-1606,5 kHz) değil, Uzun Dalga. Yani Türkiye'nin ilk radyo vericileri aslında uzun dalgada doğmuş.
İki istasyonu da işleten Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi, İş Bankası ile Anadolu Ajansı'nın ortak girişimiydi. Ama işletme zararları büyüdükçe büyüdü, ve 8 Eylül 1936'da her iki istasyon devletleştirilip PTT'ye devredildi.
Ankara'nın gücü 28 Ekim 1938'de ciddi bir sıçrama yaşadı. Etimesgut'ta açılan yeni tesis 120 kW uzun dalga (182 kHz) artı 20 kW kısa dalga gücündeydi, ve o 20 kW'lık kısa dalga vericisini İngiliz Marconi Wireless Telegraph Company kurmuştu. İstanbul da geri kalmadı: Harbiye'deki yeni binasında 19 Kasım 1949'da 150 kW'lık bir orta dalga vericisiyle düzenli yayına başladı. Yani o dönemde Türkiye aynı anda hem uzun dalgada (Ankara) hem orta dalgada (İstanbul) yayın yapıyordu.
Soğuk Savaş'ın Devasa Uzun Dalga Vericileri
İşin en çarpıcı tarafı burada başlıyor bence. Türkiye, Soğuk Savaş yıllarında gerçekten dünyanın en güçlü uzun dalga vericileri arasında sayılabilecek tesisler işletti, Fransa'nın Allouis'i ya da Polonya'nın Konstantynów'uyla aynı kefeye konabilecek ölçekte. Ankara'nın 1938'den kalma Etimesgut vericisi 1961'de 240 kW'a çıkarıldı, sonra uçuş güvenliği riski gerekçesiyle 31 Ocak 2004'te kapatılıp yayın Polatlı'ya taşındı. Doğu Anadolu'daki Ağrı ve Van vericileri de tesadüfen kurulmamıştı: bölgenin dağlık coğrafyasında VHF/UHF'in bir türlü ulaşamadığı geniş alanları kapsamak içindi.
| Verici | Frekans | Güç | Durum |
|---|---|---|---|
| Polatlı (Ankara) | 180 kHz | 1200 kW | Kapatıldı |
| Ağrı | 162 kHz | 1000 kW | Kapatıldı |
| Van | 225 kHz | 600 kW | Kapatıldı |
| Erzurum | 243 kHz | 200 kW | Kapatıldı |
Dördü de bugün susmuş durumda. Türkiye artık uzun dalgada hiç yayın yapmıyor, o dev antenlerin çoğu da muhtemelen artık orada bile değil.
Orta Dalga Ağı: İl Radyolarından Sessizliğe
TRT'nin tarihsel orta dalga (MW) ağı, yıllar içinde ülke geneline yayıldı:
| Verici | Frekans |
|---|---|
| İstanbul (Çatalca) | 702 kHz |
| İzmir (Torbalı) | 927 kHz |
| Mersin (Çukurova) | 630 kHz |
| Denizli | 558 kHz |
| Antalya | 891 kHz |
| Gaziantep | 765 kHz |
| Diyarbakır | 1062 kHz |
| Malatya | 594 kHz |
| Trabzon | 954 kHz |
13 Ekim 2008'de TRT, enerji tasarrufunu gerekçe göstererek bu ağın yayın saatlerini ciddi biçimde kıstı. Günlük yayın süresi 19 saatten bazı istasyonlarda 6 saate düştü, İstanbul'un 1017 kHz'lik vericisiyle Erzurum'un uzun dalga vericisi tamamen kapandı. Ama şunu söylemem lazım: ağın tamamı susmadı. Bugün hâlâ Mersin/Kazanlı (630 kHz, Çukurova Radyosu), Antalya/Aksu (891 kHz, Antalya Radyosu), İzmir/Torbalı (927 kHz, İzmir Radyosu), Trabzon (954 kHz, Trabzon Radyosu) ve Diyarbakır/Çınar (1062 kHz, GAP Radyosu) her gün 10:00-16:00 arası, günde 6 saat yayında — bunu kendi kulaklarımla doğrulayabiliyorum, zaman zaman dinliyorum. Süre 2008 öncesine göre çok kısalmış olsa da, Türkiye'nin orta dalga ağı tamamen susmuş değil.
Türkiye'nin Sesi Radyosu: Hâlâ Yayında
Orta ve uzun dalga bu şekilde sessizliğe gömülürken kısa dalga cephesinde tablo tamamen farklı. Türkiye'nin Sesi Radyosu (VOT) 1937'de kuruldu ve 2026 itibarıyla hâlâ aktif biçimde kısa dalga yayını yapıyor. Bu bile başlı başına şaşırtıcı, çünkü dünyada birçok ülke kısa dalga yayıncılığını çoktan terk etti. Tüm kısa dalga vericileri Ankara'nın Emirler köyü yakınındaki tek bir tesisten çıkıyor; 1978'de Çakırlar'da 250 kW kapasiteli üçüncü bir istasyon daha eklenmişti.
VOT bugün 35 dilde yayın yapıyor, 2008'de bu sayı 29'du. Türkçe, İngilizce, Bulgarca, İspanyolca, Fransızca gibi dillerde, Orta Doğu'dan Güneydoğu Avrupa'ya, Güney Amerika'dan Doğu Kuzey Amerika'ya kadar 39 farklı frekansla yayın yapıyor. En çok öne çıkan frekanslar 13.635 kHz ve 17.815 kHz. Hangi frekansın hangi bölgeye gittiği mevsime göre değişiyor, tıpkı diğer uluslararası yayıncılarda olduğu gibi.
Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesi
İstanbul'daki Küçük Çamlıca Kulesi'nin inşaatı Eylül 2020'de bitti, resmî açılışı 29 Mayıs 2021'de yapıldı. TRT'nin kendi ifadesine göre kule, 100 farklı yayını aynı anda, birbirine karışmadan tek bir yapıdan verebiliyor; ülkenin en modern yayın altyapısı olarak tanıtılıyor. Ama şunu karıştırmamak lazım: kule sadece FM ve televizyon yayınlarını taşıyor. Türkiye'nin Sesi'nin kısa dalga yayınları, yukarıda anlattığım gibi, hâlâ tamamen ayrı bir tesisten, Ankara/Emirler'den yapılıyor.